6.3.15

Eddie Redmayne’ın kendini aştığı film

Her Şeyin Teorisi, ALS hastası ünlü fizikçi Stephen Hawking’in hayatını anlatıyor. Filmde Hawking’i canlandıran Eddie Redmayne mükemmel ötesi oyunculuğuyla, en iyi ernkek oyuncu Oscar’ını aldı.

Her Şeyin Teorisi, Stephen Hawking’in 1995 yılında boşandığı eski karısı Jane Wilde Hawking’in “Travelling to Infinity: My Life with Stephen” romanından uyarlandı (Romanın adı STV dizi isimleri gibi). Film Hawking’in kuramlarına yer vermekten daha çok yaşamına odaklanıyor: Hawking 21 yaşında ALS’ye yakalanıyor. Ayakta bile zor durabiliyorken Jane ile evleniyor. Çocukları oluyor, önce doktorasını alıyor, ardından da doçentliği ile profesörlüğü geliyor. Bu aşamalar
filmde çok hızlı geçiştirilmiş. Keza kuramların nasıl ortaya atıldığını da göremiyoruz. Gerçekte nasıl bulundu bilinmez ama filmde Hawking şöminede yanan ateşe bakıp karadelik kuramını icat etti şeklinde yansıtılıyor. Neticede Hawking evrenbilimci. Hani en azından birkaç araştırması veya gökyüzü incelemesi filmde gösterilmeliydi. Böyle olunca sanki “İnanan inanır, vız gelir tırıs gider” gibisinden aktarılma yapılıyor.

BİR ARA HAWKİNG SANDIM
İngiliz aktör Eddie Redmayne daha önce Sefiller filminde oynadı ama kayda değer bir oyunculuk gösteremedi. Önceki filmlerine de hiç değinmeye bile gerek yok. Ama Her Şeyin Teorisi’nde adeta kendini milyonlarca ışık yılı aştı demek yerinde bir karar olur. Joker’i canlandıran Heath Ledger gibi ölmezse iyidir. Redmayne’ı bir ara gerçekten Hawking zannettim. En iyi erkek oyuncu Oscar’ını gerçekten hak etti. Rolüyle o kadar içselleşmiş ki akıllara zarar. Gerçekten bir ALS hastası olsaydı kesinlikle o kadar olurdu. Hawking’i oturmasına ve bakışlarına kadar bire bir taklit edeceğim diye 4 ay boyunca dans dersleri alan Eddie Redmayne, ayrıca saatlerce kambur durduğundan dolayı omurga hizasını da bozmuş. Fizik tedavi sonuç verir mi bilinmez.

HAWKING: OLABİLİR’ DE DER ‘OLAMAZ' DA DER
Stephen Hawking’in yaşamını konu alan dini yayınlar genellikle “Sonunda o da gerçeği gördü” ya da “Hawking yaratıcı reddedilemezdedi” diye biter. Oysa Hawking dinlere inanmaz, yaratıcı mevzusu ise muallaktır. Çünkü Hawking agnostiktir. Yani olabilirler de olamaz da der. 1988’de yayınlanan ilk kitabı Zamanın Kısa Tarihi’nde yaratıcının varlığına ilk devindirici mevzusundan ötürü inandığını görebiliriz. Big-Bang (Büyük Patlama) ve ardından da evrenin oluşması için Yaratıcı’nın düğmeye basması gerektiğini söyler. Ancak 2010’da yayınladığı Büyük Tasarım kitabıyla beraber bu düşüncesinden vazgeçer.


İlgili Yayınlar

www.stajdefterim.org

Güncel bilgi ve döküman paylaşan , kolektif bir platformdur. Öğrencilere yönelik paylaşımları konu edinmiş yardım sitesidir.