2.4.15

NEDEN STAJ YAPIYORUZ ?


Herkesin staj serüveni birbirine benzer.

Tam da bundan bir sene önce, yine aynı staj cebelleşmeleri, ‘kariyer yapma’ koşuşturmacaları, hedefini 1-2 ay içerisinde seçmeye çalışma çabaları ve çok daha önemlisi: neden staj yapmak istiyorum sorusunun kafamda sürekli dönüp durması… Firmaların online sınavları, kişilik envanteri testleri, zamanla ve teknolojiyle değişen yeni mülakat yöntemleri. Şimdilik hepsini bir kenara koyup sadece kendinize ve bana odaklanmanızı istiyorum.
Ben Cansu, İTÜ Gıda Mühendisliği 3.sınıf öğrencisiyim. İTÜ’de 4.senem, zira 3.sınıf oluşumu yeni kutluyoruz. Akademik başarı yönünden parlak bir öğrenci değilim, eğitim sistemi ile sıkıntılarım var ve iş dünyasından ürküyorum fazlasıyla. Ancak okuldaki parlaklığım normal hayatımdakine benzemez. Gıda konusu, bilimi ve işin gurmeliği, bilhassa özel ilgi alanımdır çocukluğumdan beri. Sektörü de firmaları da işin pazarlamasından tedariğine kadar takip ederim. Malum gıda mühendisliği 1. Sınıf giriş dersinde bize ilk öğretilen cümledir: “Tarladan çatala bütün üretimi bilmek ve takip etmekten sorumlusunuz.” diye.
Üniversitede akademik bilginizin teoriden pratiğe dönüştüğünü görebileceğiniz en etkili zaman staj yaptığınız zamanlardır. Ben de bunu öngörerek geçen sene bu zamanlarda bir staj arayışı içerisine girmiştim. CV durumum: sıfır tecrübe, 2.sınıf (kurumlar her zaman 3.sınıf arar), öğrenmeye deli gibi açık, güzel neresi olsa çalışacak, eh bir de zorunlu staj açığını kapatacak, 1 aylık bir arayış içerisinde. İlk başvurduğum firma Coca Cola idi, iyi hatırlarım. Unutacağımı da düşünmem, beni 5 ay kadar zorladı, sonunda da kabul etmedi. Coca Cola olacak gibi görününce de ben o aralıkta hiçbir yere başvurmamıştım. Bir de Coca Cola’yı büyük şirket, global vs diye değil de, tüketici olarak samimi görmem ve öğrenci olarak da beni geliştirebileceğini araştırmalarımdan dolayı bildiğimden istemiştim.
Bu olayın bile bana iki şeyi çok güzel öğrettiğini söyleyebilirim:
Takıntılı olmayacaksın kardeşim.
Daha dereyi görmeden paçaları sıvamayacaksın.
Haziran geldi çattı, Coca Cola’nın olmadığı belli oldu. (Olsun diye bütün gemileri yakıp Mersin fabrikasına gitmeye razıydım. Mesafeler öğrenme aşkına engel miydi Allah aşkına!) Tabii her bu işleri takip eden üniversiteli bilir-başvuru dönemi de bitti.
-Ama ben bitmedim. Bu yaz istediğim bir yerde, lokasyonu neresi olursa olsun, staj yapmalıydım. Çünkü planlarım vardı. Staj benim için mezuniyet için gereken zorunlu 1 ay çalışma değil, keyifli 1 aylık bir öğrenme süreciydi.
Haziran ayında bir firma listesi yaptım, okul kulübündeki sponsorluk tecrübelerim sağolsun her birine mail yolu ve telefon yolu ile ulaştım, sordum soruşturdum. Sonuçta ne kadar başvurular bitmiş olsa da, en azından denemiş olacaktım.
Haziran sonunda Perfetti van Melle’den görüşmeye çağrıldım. Görüşmenin aynı günü de staja kabul edildim. Perfetti van Melle’yi bilmeyenler için, Vivident, Mentos ve Big Babol demek yeterli olur. ☺
Staj sırasında öğrendiklerimi anlatmak eğer ki CV için istenen bir bilgilendirmeyse belki bir paragraf, ancak hayat tecrübesiyse çok da uzun bir yazıya bedel.
– Staj yapmayı istememdeki en büyük sebeplerden birisi de, çalışma temposuna uyum sağlayabilme kapasitemi kendimce kısa bir süreliğine de olsa ölçmekti. Özetle, her gün erken kalkıp işe gitmek yani.
Hem de Hadımköy’e.
Ben bundan fazlasını aldım.
Her gün saat 06:00’da kalktım, Ağustos ayında servise binerek işe gittim. Servisi kaçırırsam işi de kaçırdım anlamına geliyordu. Ben Beşiktaş’ta ikamet ediyorum arkadaşlar. ☺
Her gün kalite kontrol laboratuvarında rutin analizlere yardımcı oldum ve zaman içinde bu analizleri ben yaptım. Rutin çalışma düzenine tanık oldum.
Sakız üretimine bizzat tanık oldum. Kimi zaman üretimde kalite kontrol yaptım.
Şirket içi işleyişe, insan ilişkilerine değinmeme gerek var mı bilmiyorum. ☺ Bunları da görüp yaşamak lazım.
Güzel arkadaşlıklar kurdum, başka hayatları dinledim. Bazen iki kişi, bazen tek kişi çalıştım.
İnsanları gözlemledim. Sektörden sektöre, segmentlere, departmanlara göre değil de şirketlere göre ‘şirket kültürü’ şeklinde bir ayrım olduğunu tam anlamıyla deneyimledim. Bir şirketin sakız veya et üretmesi, o şirketteki departman şekillenmesini bırakın, çalışanın kendi yaşamına kadar etki edebiliyor.
Zaman zaman çok saydırdım, yaz sıcağında okulun başlamasına denk getirdiğim bir stajı taa Hadımköy’de yaptığım için. Bir akşam serviste trafikten bayılmak üzere olduğumu hatırlarım, çoğu zaman yarı yolda inip metrobüse bindim zaten.
– Ama belki de en önemlisi, aklımdaki teoriğin uygulamaya dönüştüğünü gördüm. Belki de bölümüme olan sevgimin ve beni edineceğim mesleğe en fazla bağlayan şeyin kanıtıydı bu.
Özetle, tam da staj başvurularının açıldığı bu zamanlarda benden size birkaç tavsiye; özellikle ilk stajınız olacaksa;
Kendinizi firmalarla ve çok spesifik departmanlarla sınırlamayın. Ne firmalar ne de departmanlar, tüketici gözüyle görüldüğü veya İK diliyle anlatıldığı gibi olmayabiliyor. Samimiyetinizle ve tutkunuzla, ‘’istediğiniz’’ yere başvurun.
İlk stajınızda referansınız, vb. olmayabiliyor, bunun cidden bir önemi yok. Stajlar öğrenmek ve tecrübe edinmek için var. Sonrasında takip eden iş hayatınızda referans vb. elde ediyorsunuz.
Staj yaptığınız esnada, şirketin en alt pozisyondaki insanı oluyorsunuz. Ancak unutmayın ki, şirket değerlerine saygı gösterdiğiniz ve sorumluluğunuzu yerine getirdiğiniz sürece, kimse sizi şirket içi statünüzle sorgulamayacaktır. Kısa bir süreliğine de olsa çalışanı olduğunuz yerde, sadece tek bir alanda değil, her alanda tecrübe edinmeye bakın.
Son olarak da, insan ilişkilerine özen gösterin, bolca sohbet muhabbet edin.


İlgili Yayınlar

www.stajdefterim.org

Güncel bilgi ve döküman paylaşan , kolektif bir platformdur. Öğrencilere yönelik paylaşımları konu edinmiş yardım sitesidir.